10 Ocak 2010 Pazar

Mazhar Olmak


Mazhar Alanson denen efendinin hayatımdaki yeri ayrıdır. Hayata bakışı, tavırları, besteleri ve bu besteler üzerine yazdığı güftelerin etkisi çok fazladır üzerimde. Benim için yaşayan efsanedir. Evet belki örnek olmayacak bazı davranışları da mevcuttur ancak hayranlık işte böyle birşey. Görmüyorusunuz o birçok güzelliğin yanındaki birkaç ufak kırıntıyı...

Onun hayatını derinden etkileyen büyük insan Muzaffer Hoca kesiştiğimiz en büyük noktadır. Allah ona da bana da böyle bir yüce şahsiyeti tanıma imkanı vermiş. Ne kadar şükretsek az. Onu anlatmak ayrı bir yazı değil bir kitap konusu. Onun aşkına Mazhar Bey de özeniyor ben de... O bestelerle iyi kötü ifade etmeye çalışıyor. Bende öyle bir kabiliyet yok ama biz de güncel hayatta bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.

1988'de Diday Diday Day ile Eurovizyona katıldıklarında onbir yaşındaymışım. Bu adamları ilk orada dinlediğimi varsayalım -ki kesin daha önce de dinlemişimdir çünkü Ele Güne Karşı'nın çıkışı 1985'tir-şu an hala bu şarkıyı dinlemekten büyük zevk alıyorsam her zaman söylediğim güzellikteki zamansızlık kavramını yakalayabiliyorum sayelerinde. Neyse biz kitaba dönelim bu ayrı bir yazı konusu...

Kitabın varlığından bir ay önce haberdar olmuş ve Kabalcı'daki yeni çıkanlar bölümünü üç günde bir ziyaret eder olmuştum. Meğer çoktan çıkmış da bizim büyük kitapçıya gelmemiş. Sağolsun hemşire gecenin bir vakti sürprizini getirdi ve kucağıma koydu.

Bu adamı ya da MFÖ'yü beğenmiyorsanız kitap size hiçbir şey ifade etmez baştan söyleyelim. Kitap dediğimiz şey de öyle 200 sayfa oku oku bitmeyen kitaplardan değil. Tarafımdan sindire sindire üç saatte bitirildi ki ben hızlı okuyamam. Bir sürü fotoğraf ve resim var.

Yaptığı şarkıların öykülerini ve bu şarkıları yaparken aldığı ilhamın şifrelerini anlatmış. Bazılarını ben bunu biliyordum diye okurken bazılarını vay be diyerek okudum. Hayranlık katsayısında bir değişiklik yok...

En güzel sürpriz kitabın içinde verilen cd'de. Ondört şarkısını (senelerdir hayal ettiğim gibi) sadece gitar eşliğinde söylemiş. Muhtemelen gitarı da kendisi çalmış. Sabahı beklemeden gecenin ikisinde kendisine gitarımla eşlik ettim... Ah bir de karşılıklı canlı çalabilsem kendisiyle...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder